Sayfalar

21 Ağustos 2019 Çarşamba

3. Torba İhtimalleri - Trabzonspor & Başakşehir



Avrupa Ligi'nde eleme heyecanı devam ediyor. Beşiktaş ve Başakşehir'in direkt olarak kaldığı gruplara, Trabzonspor'un erişebilmesi içinse Yunan temsilcisi AEK'i elemesi gerekiyor.

Gruplara kalınca işler bitmiyor tabii ki, grup aşamasında rakipler ne kadar kolay gelirse bir üst tura kalabilmek de o derece kolay olacak. Bu sebepten ekiplerimizin 3. torbaya kalabilmesinin de önemi büyük. Peki ama 3. torbaya nasıl kalabilirler, bakalım..


Gruplara direkt olarak katılan 21 ekibin sadece üç tanesi (Oleksandriya, Wolfsberger, Lugano) Başakşehir ve Trabzonspor'un altında. 4. torbanın 12 takımlı olduğunu düşündüğümüzde, katsayısı bizim takımlarımızdan düşük en az 9 takımın daha elemelerden gruplara kalması gerekiyor.

Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu
APOEL - Ajax
Cluj - Slavia
LASK - C. Brugge
D. Zagreb - Rosenborg
Olympiakos - Krasnodar
Y. Boys - C. Zvezda

Cluj ve LASK Linz takımlarının katsayıları temcilcilerimizden düşük. Slavia Prag ve Club Brugge'ün turu geçmesi, bizim işimize gelecek.

Avrupa Ligi Play-Off Turu
Astana - BATE
Ararat - F91
Malmö - Bnei
Süduva - Ferencvaros
Feyenoord - H. Beer Sheva
Ludogorets - Maribor
Copenhagen - Riga
AEK - Trabzonspor
Legia - Rangers
AZ Alkmaar - Antwerp
FCSB - Guimaraes
Gent - Rijeka
PSV - Apollon
Strasbourg - E. Frankfurt
Braga - S. Moskova
Celtic - AIK
Linfield - Qarabağ
Espanyol - Zorya
Partizan - Molde
S. Bratislava - PAOK
Torino - Wolves

Ararat-F91 ve Suduva-Ferencvaros eşleşmelerinden kim gelirse gelsin üstümüze çıkamıyor. 2 takımın daha aşağımızda kalacağı bu açıdan garanti. Kırmızı olarak belirttiğim takımlardan en az 7 tanesi rakibini elemek zorunda. Tabii ki bu durum Cluj ve LASK Linz'in Şampiyonlar Ligi gruplarına kalması durumunda, ikisi de kalamazsa bu sayı 5'e düşecek.

Bnei, Riga, Rangers, Antwerp, AIK, Linfield ve Bratislava ekipleri bizim destekleyeceğimiz takımlar.

Trabzonspor'un katsayısı 8.00, Başakşehir'in katsayısı 10.500. Başakşehir'in 3. torba ihtimali, bu sebepten Karadeniz ekibine göre bir tık daha fazla. Başakşehir, 3. torba için Trabzonspor ve AZ Alkmaar'ın gruplara kalmasını isteyecek.

Tüm ihtimalleri göz önünde bulundurduğumuzda 3. torbaya kalabilmek pek kolay gözükmüyor. Ama imkansız bir durum da yok ortada, neden olmasın?

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Haftadan Geriye Kalanlar #1

Bu kısımda biraz daha muhabbet eder gibi yazmak istedim. Pazartesinden pazartesiye paylaşmak istiyorum burada haftanın notlarını, umarım aksatmadan devam ederiz.

  • deliler gibi özlemişiz STSL'yi.. sonuçlardan dolayı pek mutlu kapatamadım haftayı ama 1.lig'inden premier lig'ine kadar hepsi geri döndüğü için acayip keyifliyim. copa america ve afcon bittiğinden beridir çok bekledik bu günleri..
  • EMREBELLO. bu adam bir ay sonra 39 yaşına girecek, gerçekten mest halde izledim. keşke daha fazla izleyebilsek emre'yi ama bu işleri fener'de yapıyor olması işime gelmiyor valla.
  • seri'nin tamamlayıcısı kesinlikle selçuk değil bi kere, belki marcao'nun kırmızısı olmasa selçuk-donk değişikliğiyle bambaşka bir şey izleyebilirdik. ilk maç için acayip dağınıktı takım sahada ama nzonzi ve falcao'nun eklenmesiyle birlikte ligin en büyük favorisiler bence. aman falcao malcao yokken ne kadar puan kaybederlerse kâr bizim için:(((
  • bjkmiz:(
  • pazar gününe dört tane maç koyulmuş, üç tanesi aynı saatte. valla üçü de çiçek gibi maçlardı bu arada, döne döne izlemeye çalıştım ama böylesi pek keyif vermedi be. tamam sıcak falan anlıyorum ama bir çözümü olmalı bunun.
  • iki maç iki kırmızı kart oldu irfan. belki zamanlama hatası falan diyip de geçebiliriz aslında ama aşşşşırı agresif bu aralar sahada. emre'den kapa kapa bunu mu kaptın be...
  • fatih öztürk.. sacları eski barçalı pinto gibi yapmış bayağı da yakışmış. sen bu ligin renklerindensin....
  • göztepemiz yine üzdü bizi. antalya'nın kadrosu yine bildiğimiz gibi, yalnız doukara gidiciymiş. bundan dolayı uçta da 2000 doğumlu paul diye ilk kez duyduğum bir topçu oynadı. garip bi adam valla takipteyiz.
  • 2015 u20 şampiyonasında yakalamıştım bu rajko'yu. maccabi'den sonra reims'e gitmesine bayağı şaşırmıştım, eski trabzonlu suk (izlediğim en kötürüm forvetlerden biri kendileri) dışında tanıdığım kimse yok bi de takımda. iki maçtır gol yemiyolar, takip etmek için sebep oldu bana da. ligin geri kalanında da rajkovic'ciyiz..
  • “Harry Maguire, Harry Maguire, We don’t need you, We’ve got Söyüncü, His cocks fucking massive...”
  • hafta içinden ufak bir avrupa turu. maç öncesi malatya'nın turu geçebileceğine ihtimal bile vermiyodum, mina son topu tıklayabilse çok büyük iş başarmış olacaklardı bence. trabzon'dan beklediğimiz buydu, çok da güzel oldu. başakşehir totalde 0-3 mağlup olacak kadar kötü top oynamadı sanki, jose sa'nın hayvani performansı can sıktı biraz.
  • pukki. geçen sezon championship'te gol kralı olmuştu 29 tane yazarak. bu sezona da iki maçta 4 tane atarak başladı. sırf bu pukki için norwich maçlarını kovalarım gibime geliyor.
  • bursa transfer tahtasını açamazsa mümkün değil kalamaz bu ligde. karagümrük maçındaki skordan bağımsız kadroları da yetersiz, transfer gerek.


13 Ağustos 2019 Salı

Son 14 Finalin En Bankosu


Liverpool ve Chelsea, çarşamba günü saat 22.00'de, Vodafone Park'ta Süper Kupa'yı müzesine götürmek için karşı karşıya gelecek.

Premier Lig'de sezona 4-1'lik Norwich galibiyetiyle başlayan Liverpool, Manchester United karşısında 0-4'lük ezici bir mağlubiyet alan Chelsea karşısında net bir şekilde favori konumunda. Kırmızıları en çok düşündüren konu ise Norwich maçında sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Alisson'un eksikliği.

UEFA'nın düzenlediği organizasyonların son 14 finalinin iddaa oranlarına baktığımızda ise Liverpool'un, 2016'dan bu yana oynanan finallerin en net favorisi olduğunu görüyoruz.


Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Süper Kupa, Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi finallerine baktım. Umarım gözümden kaçan başka bir UEFA organizasyonu yoktur. 

Bu açıdan baktığımızda 1.45'ten Liverpool galibiyetine oynanır gibi duruyor, inşallah ters köşe olmayız..


11 Ağustos 2019 Pazar

Sezon Önü - 2019/20

Üç saatlik bayram yolunda arabada arka koltukta sıkıldığım anlardayım. Bayağıdır yazmak istediğim şu sezon önü yazısını yazmak için taktım kulaklığı, açtım müziğimi, girdim notlar kısmına. Başlıyorum... Takımlardan beklentilerim itibariyle dört gruba ayırdım.

1) Big 5 (Galatasaray, Beşiktaş, Başakşehir, Trabzonspor, Fenerbahçe)

Bütüünnnnn bir sene bu beşliyi konuşacağız zaten. Şimdilik kenarda dursunlar, biraz daha aşağılardan uzun uzun bahsedelim bugün. Şu anki geri dörtlüsü (hangi?) itibariyle Fenerbahçe'yi dışarıda tuttuğumun mesajını vereyim, o kadarı yeter bence.

2) Beş - On İki Arası (Kasımpaşa, Sivasspor, Alanyaspor, Konyaspor, Antalyaspor, Göztepe, Yeni Malatya)

Geçen seneki kadrolarını koruyan, artık ligin gediklisi diyebileceğimiz (bir sezonluk aranın ardından Gençlerbirliği de dahil) takımlar.. Eksik noktalarını hemen hemen doldurdular. Düşen takımlardan alınabilecek en uygun oyunculardan birkaç tanesi olan Fatih, Aytaç ve Yusuf Kasımpaşa ile anlaştı, gayet de güzel oldu. Sivasspor arka kısmını yeniledi, Gençlerbirliği geçen sene şampiyon olan kadrosundan belli başlı isimleri tutup yeterli takviyeler yaptı. Alanyaspor'un bu yeni Yunanlılarını ve Konya'nın yeni "ic"i Anicic'i meraktayım. Antalyaspor bu ligin kral ismi AATIF CHAHECHOUE ile anlaştı. Valla özel olarak seviyorum bu adamı, babacım alacaksin Aatif'i kapayacaksın gözünü rahatına bakacaksın.

Gözzzz te pe mizz.. Seni yazmayı ve konuşmayı çok seviyorum. Geçen sene bayağı büyük bir korku yaşadılar, sonu güzel oldu neyse ki. Süper Lig'e çok yakışan bir takım, düşselerdi gerçekten çok üzülürdüm. Yeni stadları da bu sezonun ortasına doğru bitecekmiş, o taraftarı Bornova Stadı'na hapsetmek biraz eziyet gibiydi, Gürsel Aksel'deki atmosferi şimdiden çok merak ediyorum. Geçen seneki kadrolarını büyük ölçüde korudular, en büyük problemlerinden biri olan golcü sıkıntısını Eren ile çözdüler. Hala Mevlüt-Nayir haberlerini görüyorum, bir forvet daha alacaklar sanırım o noktaya. Titi-Reis-Kadu üçlüsünden bir türlü uygun bir ikili çıkmamıştı, Sanneh'i ilk defa izleyeceğim ama konuştuğum kişilerden iyi geri dönüşler aldım onun için. Sadece Berkan Emir ile bütün bir sezonun geçeceğini sanmıyorum, "tanıdığımız bildiğimiz topçu" kontenjanından Leo alındı ama yeterli olur mu, birlikte göreceğiz...

Avrupa Ligi ön eleme maçları sayesinde sezonu biraz daha erken açtı diğer takımlara göre Malatya. Lige daha hazır başlamaları açısından bu olumlu bir durum ama 3 resmi maçı geride bırakmalarına rağmen hala bir sürü eksikleri var. Erkan-Fofana ve Chebake-Bifouma bağlantısını henüz kuramadılar, bu kanatlardan değil beklerin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Guilherme ve Gökhan hala kadroya oturamadı, sonradan girince oyun hareketlilik kazanıyor fakat oynadıkları üç maçın da ilk 60 dakikalarını çöpe attılar. Aleksic'in yeri de dolmamış gözüküyor. Ben düşme tehlikesi yaşayacaklarını düşünmüyorum ama lige biraz sancılı başlayabilirler. Takım oturdukça keyifli bir takım  vaad ediyorlar, meraktayım.

3) Kapalı Kutular (Gazişehir, Denizlispor, Kayserispor)
Şu anki durumları itibariyle net bir yorum yapmamın zor olduğu takımlar. Ligin tek yabancı teknik direktörüne sahip olan Gazişehir, geçen sezon 1. Lig'de şampiyon olan kadronun neredeyse tamamıyla yollarını ayırarak 14 yeni transferle (şimdilik) sezona giriş yapıyor. Sumudica'nın zamanında Kayserispor'a getirdiği, tanımadığımız yabancıların şu anda ligimizde hala piyasası var. Bu açıdan o tanımadığımız yabancılara olumsuz anlamda önyargılı yaklaşmamamız gerekiyor sanırım.

Denizlispor da bu şekilde. Geçen seneki kadrodan direkt olarak sadece kaleci Stachowiak'ı yazabiliyorum. Burak, Mehmet ve Recep'ten de en az birinin ilk 11'de kendisine yer bulacağını tahmin ediyorum. Bergdich ve Murawski isimlerini pek yakından tanımasak da diğer transferler hep "ligi bilen topçu"lardan yapıldı. Bu taktiğin tuttuğunu da Göztepe'nin ilk sezonundan hatırlıyoruz. Düşme adayı olarak görmüyorum, hatta özel olarak izleyeceğim takımlar arasına kesinlikle dahil ederim. Fakat ligi nerede bitirirler, kestirmesi kolay değil.

Gelelim Kayseri'ye. Poulain-Abdennour tandemi kağıt üzerinde bu lig için yeterli fakat hazırlık maçlarında beklediğimin çok aşağısındalardı, çok fazla basit hata yaptılar. Tiago Pinto'nun yerini Miguel Lopes'le doldurmak akıllıca, sol bekte ise sezona Atila-Yasir ile girmek biraz göz korkutucu. Rakip takımların sağ kanatlarının en çok karşılıklı oynamak isteyeceği takımların başında geliyordur herhalde Kayseri. "Boldrin-Deniz varken düşmezler yaaaa" diye çok rahat konuşuyordum, ikisi de artık yok. Kravets sakat, Bilal hazırlık maçlarında iyi değildi, Umut'a artık tepki iyice arttı taraftarların nezdinde. Birinci ligin aranan isimlerinden biri olan Ziya Alkurt'tan bu sene umutluyum. Rienstra ve Henrique'yi ilk defa izleyeceğim, övüyorlar da. Umarım iyi çıkarlar, Hikmet hocamın bu sene işi zor, Allah yardımcın olsun canım hocammmmmmm.

4) Düşme Adaylarım (Ankaragücü, Rizespor)
Hemen hemen kaderleri aynı olan iki takım. İkisi de geçen sezonun ortasına gelindiğinde birçok sorunla baş başa kalmış, ikisi de bu sorunu fazla tanımadığımız ve çoğunluğu kiralık olan futbolcularla çözdü. Tabi ki günü kurtaran bir çözümdü bu ve şu anda bu isimlerin ayrılmasıyla birlikte yetersiz kadrolarla sezonu açıyorlar. Ligin ilk yarısını alt kısımda bitireceklerini tahmin ediyorum, daha takviyeler yapacaklardır illa ki fakat benim küme düşme adaylarım şimdilik bu ikili.



Alt liglere de şöyle kısaca bir göz gezdirerek bitirelim yazıyı. 1. Lig'de ADS, Akhisar, Erzurum ve Giresun kadroları itibariyle bir adım öne çıkıyorlar. Ama bu ligde sezon başı itibariyle "hedef takım" haline gelmek çoğu zaman için işe yaramıyor. Geçen sene ADS'de, ondan önceki sezon da Eskişehirspor'da bunu çok net bir şekilde gördük. 2. Lig'de beyaz grup, kırmızı gruba göre çok daha zorlu. Beyazda Manisa FK ve Samsunspor, kırmızıda ise Bandırmaspor favorilerim. Orada da keyifli maçlar bizi bekliyor.



25 Temmuz 2019 Perşembe

Avrupa Yolunda | Y. Malatyaspor 2-2 Olimpija


Bifouma, Fofana, Jahovic üçlüsünü bir arada izleyecek olmanın heyecanıyla oturdum televizyonun başına. Orta alan ve geri kısımdan ise şüphelerim fazlaydı.

Maça Yeni Malatyaspor daha hakim bir şekilde başladı, ilk on dakika itibariyle top daha çok temsilcimizdeydi, rakip ise savunma arkasına attığı toplarla pozisyon arıyordu. Nitekim golü de bu şekilde buldu, gol büyük oranda Hadebe’ye yazar bence. Önce arkasına atılan topa önde yakalandı, sonrasında da golü atan Vukusic’i kovalayamadı. Bugün için eksi yazar fakat ileriki günlerde Mina&Hadebe ikilisi bu lig için yeterli olabilir.

İki stoperin önünde konuşlanan Murat, geçen sene Sarıyerspor’dayken bir anda bu seviyelerde şans bulan Fatih ve henüz ne gibi bir numarası olduğunu çözemediğim Donald orta üçlüsüyle bir kreatiflik yakalamak kolay değil, (geçen sene bu takımın merkezinde Guilherme&Aleksic ikilisiyle oynadığı futbolu hatırlatayım) dolayısıyla takımın asıl hücum planı kanatlardaki Bifouma ve Fofana’yı topla buluşturmaktı anladığım kadarıyla. Bu iki isim de benim beklentimin altında kaldı, birkaç pozisyon dışında topu istedikleri gibi kullanamadılar. Bunda beklerden istedikleri yardımı alamamış olmaları temel faktör sanırsam, formsuz bir Chebake ve taraftarların yuhalamasına sebep olan bir performans sergileyen Erkan Kaş da beklentimin altında kalanlardandı.

Tam da bu noktada Guilherme’ye bir parantez açmam lazım. Oyuna girdikten bir saniye sonra attığı ara pasla takımına penaltı kazandırdı, daha sonrasında da 65. dakikaya kadar kilit açmakta problemler yaşayan takımının bu sorununu büyük ölçüde çözdü. He gol gelmedi, orası ayrı mesele.


Gelelim kaleye... Geldiği günden beridir hiç beğenmediğim bir kaleciydi Farnolle, geçen sezon maçlarda akan oyundaki performansından çok kurtardığı penaltılarla ön plana çıktı, bu da biraz olsun göz boyadı.  Bu lig için vasat bir kaleci olan Ertaç’a iki sezonda toplam 42 lig maçında formayı kaptıran bir isimden bahsediyoruz. İkinci golde yapmış olduğu hata, Malatya için kale probleminin ne kadar büyük ölçüde olduğunu bizlere gösterdi fakat umarım turun gitmesine sebep olmaz. Farnolle&Ufuk ikilisi Süper Lig takımlarının kaleci ikililerine baktığımızda seviye olarak en aşağıdakilerden biri olabilir. Bir sol bek, bir orta sahanın yanı sıra bir kaleci transferinin de bu takım için elzem olduğunu düşünüyorum.


Sonuç olarak Malatyaspor deplasmana dezavantajlı bir şekilde gidiyor, buna rağmen Slovenya’da oynanacak olan maç kazanılmayacak bir maç değil, rakip de elenmeyecek bir rakip değil zira. 

(Yazıyı yazdıktan sonra fotoğraf ararken fark ettim ekleyeyim. Maç içinde yuhalanınca üzülmüştüm ama Erkan götü göbeği salmışsın be abi kaç ay tatil yaptın bu hal ne :( )

1 Temmuz 2019 Pazartesi

Yaz Transfer Dönemi Başladı

Yılın en güzel zamanlarından biri olan yaz transfer dönemine geldik. Bir sürü transfer spekülasyonunu... Büyük bir keyifle takip ediyoruz. Bazı takımlar transferlerine başladı, bazıları ise sessizliğini sürdürüyor. Bugün tam olarak bu noktaya parmak basmak istiyorum. Neden?

Geçtiğimiz yaz 31 Ağustos’ta Adem Ljajic, 26 Ağustos’ta ise Loris Karius açıklanmıştı. Sezonun ilk maçının 10 Ağustos’ta oynandığı, 26 Ağustos itibariyle üçüncü haftasının geride kaldığı bir lig içerisinde olduğumuzu; üstelik Beşiktaş’ın da UEFA Avrupa Ligi’nde ilk ön eleme maçını 26 Temmuz’da oynadığını düşündüğümüzde bu transferler için biraz acele etmemiş misiniz sanki?

Geçen sezon transferin kapanmasına bir hafta kala Fikret Orman’ın yaptığı bir açıklamayı buraya bırakıp devam edelim: Taraftar transfer istiyor diye paramızı çarçur edecek değiliz. Türkiye'nin gerçekleri var. Döviz kurları yükseliyor. Biz de bundan etkileniyoruz. Bu taraftar baskısı yaratıyor ama mantıklı davranmamız gerekiyor."

2018/19 sezonunun ilk yarısını topladığı sadece 26 puanla 7. sırada bitiren Beşiktaş, bu 17 karşılaşmada sadece 7 galibiyet alabilmişti. İkinci yarıda takımın oturmasıyla birlikte yine aynı rakiplerle oynanan 17 karşılaşmada yalnızca iki mağlubiyet alan siyah-beyazlılar, şampiyonluğu ligin tam olarak hangi zaman aralığında verdi, cevabı çok net.

Bu tabloya aslında o kadar da yabancı değil Beşiktaşlılar. Çok değil bir sezon önce de hemen hemen aynısı yaşanmıştı. Sezon içerisinde zamanla kemik kadroda kendilerine yer bulacak olan Gary Medel, Alvaro Negredo ve Jeremain Lens’in de transferleri Ağustos ayı içerisinde tamamlanmıştı. Bu isimlerin yeni kulüplerine alışma süreçlerinin ne kadar uzun sürdüğünü biliyoruz, aslında bu yadırganacak bir durum değil her futbolcu bu tarz problemler yaşayabilir fakat siz bu futbolcuları kampa yetiştiremediğiniz sürece bu sorunun sancısı katbekat artıyor. 

2017/18 sezonunun ilk yarısını toplanan sadece 30 puanla 4. sırada bitiren takımın, ikinci yarıda yine yalnızca aldığı 2 mağlubiyetle şampiyonluğu kaçırmış olması çok da tesadüfi bir durum değil bence, en azından bir önceki paragrafta belirttiğim ifadeleri kanıtlamaya yetiyor sanırım.

Temmuz 2017’de yine Fikret Orman’ın yaptığı bir açıklamayı da ekleyelim: "Transferde önümüzde bir süreç var. Bütün ekibimiz çalışıyor. Bizim için en önemli kriter, oyuncuların hem takıma uyum sağlaması hem de mali kriterleridir. Beşiktaş’ı taraftar yönetmiyor, Beşiktaş’ı biz yönetiyoruz. Taraftarların fikirleri önemli mi, tabii ki önemli. Taraftarları kale almayacak şekilde zaten hareket etmeyiz. Taraftar istiyor diye de bir hareket yapmayız. Herkes haddini bilsin, herkes işine baksın. Biz işimizi yapıyoruz, herkes de işini yapsın." 

Sadece üç soru sorarak yazıyı bitireyim:

1) Yazıda şu ana kadar belirtmiş olduğum transferlerin mali açıdan nasıl bir külfet yarattığı ortada. Oyuncuların takıma uyum sağlamasını istiyorsanız bu transferler neden Ağustos’ta bitiyor? 

2) Cevabınız mali kriterlerse bu transferlerin bonservis-maaş durumuna baktığınızda ortaya çıkan tablodan memnun musunuz? 

3) Tüm bu şartlar ışığında, iki sezondur şampiyonluğun tam olarak nerede kaçtığını lütfen artık fark edebilir misiniz?